Genç kadın, "çok sarhoşum" ben deyip kafasını adamın uzun saçlarına gömdü. Adam, "çok sarhoşum" cümlesinin ne anlama geldiğini biliyordu. Haklı sayılamayacağı koşullarda, sadece o an aklından geçeni yapmak isteyen insanlar suçu bir başkasına, bir başka şeye atmak için bu cümleyi kullanır. "Şu andan sonra olabilecekler karşısında tepkini tahmin edemiyorum. Bir sorun olursa eğer diye şimdiden savunmamı yapıyorum."

Adam, "Tamam hadi yat o zaman" dedi.


___________ 3 saat önce ____________



Sigarasından bir fırt çekip kül tablasına koydu genç adam. Tekila şişesine uzanıp beşince shotları doldurdu. Genç kadın içmeye başlamadan bir oyun başlatmıştı; her shottan sonra, her ikisi de birer soru soracaktı diğerine, birbirleri hakkında bilmediklerini öğreneceklerdi. Adam bu fikri ilk duyduğunda "birbirimiz hakkında bilmediğimiz ne olabilir ki?" dediğinde, kadın "Liseden beri çok zaman geçti. Bilmediğimiz bir şey muhakkak vardır" deyip güldü. Adam bu gülüşün altında yatanı biliyordu.

Shot bardakları beşinci kez masaya boş olarak konulduğunda kadın "Sıra bende" deyip gülümsedi yine. İşin renginin değiştiğini biliyordu adam. Ve beklediği soru geldi;

- Bana hala âşık mısın?

Biraz durduktan sonra;

- Bu kadar zamandan sonra, o liseli gencin seni aşkıyla beklediğini düşünme. Belki fazla gerçekçi bir cümle ama duyguların da bir son kullanma tarihi var. Ama seni öpseydim eğer ne hissederdim hala merak ediyorum. Gerçekten dostum musun, yoksa o hissettiklerim aşk mıydı? Bu sorunun cevabını ancak o zaman bulabilirdim.

Kadın gülümsedi. Belki de beklediği cevap içten bir evetti. Adam bunu hiçbir zaman bilemezdi. Aynı soruyu kadına sordu. Farklı bir cevap beklemiyordu. Kadın aldığı cevabı farklı kelimelerle geri verdi. Adam güldü;

- Seni çok iyi tanıdığımı biliyordum.

Shot bardakları dokuzuncu kez boş kaldığında adam daha içmiyoruz dedi. Bardakları ve şişeyi mutfağa götürmek için yerinden kalktı. Kadın müziği değiştiriyordu. Genç adam geri geldiğinde kendisi için hazırlanmış kanepede kadının yattığını gördü;

— Hadi yatağına git.
— Hayır...
— Hadi ama...
— Sen gel buraya.
— Birlikte yatamayız.
— Hadiiii...

Adam takındığı isteksiz tavra rağmen içten içe isteyerek kadının yanına uzandı. Ona ve kendine “Dur” demesi gerektiğini biliyor ama diyemiyordu. Tek yapabildiği başlatan taraf olmamaktı. Genç kadın, "Çok sarhoşum" ben deyip kafasını adamın uzun saçlarına gömdü. Adam, "Çok sarhoşum" cümlesinin ne anlama geldiğini biliyordu. Haklı sayılamayacağı koşullarda, sadece o an aklından geçeni yapmak isteyen insanlar suçu bir başkasına, bir başka şeye atmak için bu cümleyi kullanır. "Şu andan sonra olabilecekler karşısında tepkini tahmin edemiyorum. Bir sorun olursa eğer diye şimdiden savunmamı yapıyorum."

Adam, "Tamam hadi yat o zaman" dedi.

Daha bir dakika olmamıştı ki kadın adama sarıldı. Adam olacakları biliyor ama sadece içini rahatlatmak için pasif kalıyordu. Kadın onu öpene kadar kılını kıpırdatmadı. Sadece öpücüğe karşılık verdi. Yıllardır zihninin derinlerinde sakladığı, arada unuttuğu sorunun cevabı bu öpücükteydi. Cevabı, dudaklarıyla kontrol etti.

Kadın, işi ileri götürmek istercesine hareketlenmeye başladı. Elleri adamın vücudunda geziyor, tekilanın etkisiyle yanan teninin sıcaklığını iyice arttırıyordu. Adam karşı koymaktan vazgeçip kadının vücudunu parmak uçları ve dudaklarıyla keşfetmeye başladı o anlarda. Kaderde ufak bir oynama yapabilseydi eğer şu an öptüğü göğüslere, dokunduğu tene ve arzuladığı kadına sahip olabileceğini biliyordu. Ama böyle bir teknolojinin hiçbir zaman var olmayacağının farkındaydı. Kadın bir başkasının sevgilisiydi artık ve o bu şehveti tatmak için dikenli tellerin arasından geçip büyük bir risk almıştı. Başlatan taraf olmadığı halde suç ortağı olduğunu biliyordu. Bunun başlatmakla alakası yoktu aslında. Aldatmak, her şekliyle aynıydı ve o da bu günahın bir parçasıydı. Bunları düşünmekten vazgeçip üzerindeki kadını yatağın diğer tarafına itip üzerine çıktı. Nefes sesleri hızlanmış ve sıcağında etkisiyle vücutlarını ince bir nem tabakası kaplamıştı. Adam kadının çıplak teninden ellerini çekmiyor, nefesini kadının bembeyaz göğüslerinin arasına üflüyordu. Kadın, adamı sertçe üzerinden itti. Deminki gibi üzerine çıkıp ellerini adamın kasıklarına götürdü;

—Bunu hissetmek istiyorum...

Hareketleri hırçın, sesi istekliydi. Adam kadını kendine çekip dudaklarına yapıştı. Böyle bir sorunun cevabı kulağa değil, ancak dudaklara fısıldanabilirdi. Uzun öpüşmelerin, kıvılcımlar çıkaran istekli dokunuşların ardından adam, kadının çıplak tenine değen erkekliğiyle en mahremine girmeye hazırlanıyordu artık. Kadın, dudaklarını adamın dudaklarından çekip, önce boynuna, sonra kulağına götürdü. Islak dudakları arasından çıkabilecek en kararsız ses tonuyla;

— Aslında bunu hem istiyor, hem de istemiyorum, dedi.

Adam bir anda irkildi. İradesi arzularına yenik düşmüştü. Aşk, eskimiş de olsa hala şehveti arttırabiliyordu. O da, eskimiş aşkının etkisiyle yapmaması gereken şeyler yapmış âdem’in asırlar evvel yaptığı hatayı yapıp yasak elmadan bir ısırık almıştı. Üzerindeki kadını itip doğruldu, uzun saçlarını yüzünden çekip eliyle arkaya doğru tararken fısıldadı;

— Yatağına git artık.
— …
— Lütfen.

Lütfen, sadece nezaketen eklenmişti sanki. Öyle bir tonlamayla söyledi ki bunu, kadın söylenenin bir ricadan çok emir olduğunu anlamıştı. Adama sarılıp "Yanında kalmak istiyorum" dedi. "...seninle olmak istiyorum". Adam yataktan çıkıp koltuğa oturdu; "O zaman ben burada uyurum, sen de orda". Kadın, adamın kararlılığının farkına vardığı zaman, dönen başını sabitlemeye çalışarak kalktı yataktan. Duvara tutunarak yürürken, arkasına dönüp "İyi geceler" dedi.

Adam, fısıldayarak "iyi geceler" dedi kadının arkasından. Kadın bunu duymamıştı, duvardan kuvvet alarak yürüyordu ince uzun koridorda. Adam, kadının çıplak ayaklarının granit zeminde çıkardığı sesler kesilene kadar kıpırdamadı. Müziği kapatıp kanepeye uzandığında gün ağarıyordu. Dudağının kanadığını fark etti o an. Yıllar önce kalbini kanatan aşk, artık sadece dudağını kanatıyordu.

Gözlerini kapattı. Uyandığında yine eski dostunun evinde olacaktı. Az önce seviştiği kadın ise lisede âşık olduğu kadındı sadece. Yıllar önce bitmiş aşkın tortusunu sildi dudaklarından. Başka bir adamın tadı geldi ağzına. Kadının dudaklarının asıl sahibiydi o. Tiksindi kendinden. Aldatmaya yardım ve yataklık suçundan yargıladı kendini rüyalarında. Katıksız hapis verdi kendine ceza olarak, uyandığı zaman cezasının biteceğini bilerek. Sadece bir insandı o da. Kendine notlar ve cezalar çıkarsa da sonuçlardan, her insan kadar adileşebiliyordu bazı durumlarda. Her şey insandandı.

Hala...