Rakı masasının kenarında bir kadın var.
Gece, omuzlarına dökülmüş saçlarından,
Simsiyah.
Kenarı kederle kıvrık dudaklarında kahkahalar patlar.
Kırmızıdır kahkahaları.
Dans ederken kalçalarında kıvrılır kadınlığı.
Gerdanında şehvetten gerdanlık…
Boynunda küçük aşk morlukları…
Tek tek öpülmeli parmakları.
Elleri sıkıca tutulmalı.
Belinden sarmalanmalı sevgisi.
Kulağına fısıldanmalı güzelliği.
Her gün kutlanmalı dünyaya gelişi.
Bilinmeli…
Dâhil olduğu hayatları nasıl ihya ettiği.
Sevilmeli…
Yarın görmeyecek,
Sonsuza dek dudaklarına hapsolacak gibi.


İyi ki doğdun sevgilim!
İyi ki doğdun sevdiğim kadın...